İsmin dolandı dilime, parçaladın ciğerimi, derinden. Bir rüzgâr olsam da, kucaklasam seni, bedeninden. Bulut olup, sarsam seni, kaplasam her yerinden. Aşk sarhoşuyum, bulamıyorum yolumu, tut ellerimden. Sana olan duygularımın, tarifi henüz keşif edilmemiş. Seven hangi kalp, sevdiğini bulmadan serinletilmiş. Gözlerime mil çektin, dizlerimde derman yok, sokaklarda sefil. Aşk sarhoşuyum, bulamıyorum yolumu, tut ellerimden. Bir güneş olup ta doğsam, senin üzerinde, hiç gitmesem. Yıldız olup ta, gece seninle beraber geceyi geçirebilsem. Doyasıya baksam, o gözlerine, seni sevebilsem. Aşk sarhoşuyum, bulamıyorum yolumu, tut ellerimden. Dillerim sussa da, kalbim isyanda, feryat eder senin için. Sevgin konturülden çıktı, ben yanarım aşkın için. Akan vadiyi bağlasan, sönermi sandın? ahhhh benim içim. Aşk sarhoşuyum, bulamıyorum yolumu, tut ellerimden. Cemil, için, için ağlarsa, yerindedir, dinmez elbet ki feryadı. Gücüm yok ki, Ferhat gibi delemem ki sana koça...
Çekirgeydi Raşko’nun elindeki güvercin Raşko’da mengeneydi, bu beynimizde kalsın! Çekmişler ıstor diye muhribin dumanını Böyle aşk, böyle barış, Allah belamı versin! Bugün kitabımı verdim tek pedal matbaaya Bu yol beni götürür sağlam Selimiye’ye Ağlıyorsam gözyaşım iki gözüme dursun Vermişim ben canımı al-uzun bir havaya
Sen çaldıkça Teodorakis Bir mor yağıyor üstüme… Dudaklarım öpüşmekten mosmor… Bir putum sanki ilahilerle Denize fırlatılmış Ve bir deniz yağıyor üstüme Bakma sen sevgili Teodorakis Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine! Avluların o en çakırkeyiflisine Mısır daneleri gibi serpilmişler ama Mısır danesi değil ki bu adalar Ne de biz güverciniz… Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle Birbirimize Ve kendimize Bilakis Sen çaldıkça Teodorakis Bir mor yağıyor üstüme
Akdeniz yaraşıyor sana Yıldızlar terler ya sen de terliyorsun Aynı ıslak pırıltı burun kanatlarında Hiç dinmiyor motorların gürültüsü Köpekler havlıyor uzaktan Demin bir çocuk ağladı Fatmanım cumbadan çarşaf silkiyor yine Ali dumdum anasına sövüyor saatlerdir Denizi tokmaklıyor balıkçılar Bu sesler işte sessizliğini büyüten toprak O sesinin sardunyalar gibi konuşkan sessizliği Hayatta yattık dün gece Üstümüzde meltem Kekik kokuyor ellerim hala Senle yatmadım sanki Dağları dolaştım Ben senden öğrendim deniz yazmayı Elimden düşmüyor mavi kalem Bir tirandil çıkar gibi sefere Okula gidiyor öğretmenim Ben de ardından açılıyorum Bir poyraz çizip deftere Bir ada var sırf ebabil Dönüyor dönüyor başımda Senle yaşadığım günler Gümüş bir çevre oldu ömrüm Değince güneşine Neden sonra buldum o kaçakçı mağarasını Gözlerim kamaşınca senden Ölüm belki sularından kaçırdığım O loş suda yıkanmaktır Durdukça yosundan yeşil Kulaç attıkça...
Sen: Sevgisin yüreğimde taşıdığım Sen: Gül goncasısın her gün kokladığım Sen: Yüreğimde yanıveren ateşsin Sen: Yüzüne bakmaya doyamadığım Ben: Bütün sevgimi sana vereceğim Ben: Yollarına gülleri sereceğim Ben: Yüzünü bir gün bile göremezsem Ben: Senin için mecnuna döneceğim Sen: Karlı dağlarımda açmış çiçeksin Sen: Çiçekli kırlarda ki kelebeksin Sen: Hiçbir zaman yakalayamadığım Sen: Eşi bulunmaz kanatsız meleksin Ben: Olsam senin için bir bal arısı Ben: Koynuna girsem bir gece yarısı Ben: Konuversem kalbinin üzerine Ben: Olsam yüreğinin diğer yarısı.
Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam, gözümden akacak yaş olsan ağlamam, kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam!
Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek; ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek!
Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca aşık olup seni düşündüm…









