Sayıbilimcilere göre isimlerdeki sesli harfler seks performansını belirliyor; doğru mu gerçek mi, hesaplayın ve siz karar verin! Sayıbilimcilere göre isimlerdeki sesli harfler seks performansını belirliyor… Sadece sesli harflere puan veren sayıbilimcilere göre, ‘A’ harfinin karşılığı 1, ‘U’ harfinin 3, ‘E’ harfinin 5, ‘O’ harfinin 6 ve ‘İ’ harfinin 9 puan… Türkçe alfabeye uygun hesaplama Numerologlar, bu sesli harfler dışında kalan ve Türkçe’de de kullanılan ‘Ü’ ve ‘Ö’yü de unutmadılar. Uzmanlar Ü’nün ‘U artı E,’ Ö’nün de ‘O artı E’ olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirttiler. Yani ‘Ü’ için 8 puan, ‘Ö’ harfi için 11 puan alındı. Sesli harflerin bu rakamsal değerlerin ışığında yorumlanacağı belirtildi. Seks performansınızı öğrenin! İsimden cinsellik analizine, sesli harflerin yerine yukarıda anlatılan rakamsal karşılıkların konulmasıyla başlanıyor. Örneğin, ABD’li ünlü sosyetik güzel Paris Hilton’un ismindeki sesli harflerin toplamı 25 ediyor....
Cinselliğin tüketilen besinlerle ilintili olduğu biliniyor ama sperm kalitesinin de besinlerle yakından alakalı olduğunu biliyor muydunuz? Bazı besinlerin karın doyurmanın yanında afrodizyak etkisi bulunduğunu belirten uzmanlar, ruhu ve libidoyu besleyen bazı sebze, meyve ve bitki gibi besinlerin bulunduğunu bildirmektedir. Yapılan araştırmalara göre, uzmanların tavsiye ettiği afrodizyak etki yaratan, cinsel isteği ve sperm kalitesini artıran yiyecekler şöyle sıralanmaktadır: Maydanoz, nane, tarçın, fesleğen, kekik, vanilya, hardal, roka, şalgam, zencefil, ayçiçeği, kuşkonmaz, kereviz, enginar, bezelye, yumurta, hindi, antep fıstığı, susam, badem, ceviz ve fındık, salatalık, sivri biber, havuç, soğan, domates, hindistan cevizi, bal, pekmez, kivi, muz, çilek, avokado, incir, karpuz, ahududu ve hurma. Ayrıca şeftali, armut, mango, üzüm, elma ve greyfurt da afrodizyak etkisi olan meyveler arasında kabul edilmektedir. Belirtilen meyvelerden hazırlanan meyve sularında da benzer etkilerin bulunduğu iddia edilmektedir. Sperm Kalitesini Olumsuz...
Yatakta kadın ve erkeğin doğaları gereği var olan farklılıklarının görmezden gelinmesi seks hayatına zarar verebilir. Kadınların ve erkeklerin doğalarından kaynaklanan psikolojik ve sosyal rollerinin unutulması ve cinselliğin bir güç savaşı gibi algılanması başta olmak üzere, yanlış kullanılan güç, bir zaman sonra kullanan tarafı bile tatmin etmeyecek durumlara sürükleyebiliyor. Cinsellikte Üstünlüğe Yer Yok Cinsellik kadınların ve erkeklerin yarışmalarına veya güç gösterilerine lüzum bırakmayan çok özel ve mahrem bir yaşantıdır. Kadın erkek eşitliği kavramı, güç gösterileri, üstünlük kurma veya yarış yapma şeklinde cinselliğe yansıtılmamalıdır. Yatakta kadın ve erkeğin doğaları gereği var olan farklılıklarının görmezden gelinmesi seks hayatına zarar verebilir, hem erkeklerde hem de kadınlarda cinsel istekte azalmaya veya cinsellikten soğumaya yol açabilir. Kadın ve Erkek Arasındaki Farklılıklar Erkekler olgunlaştıkça duyguların ne kadar önemli olduğunu ve kadın ruhunun inceliklerini öğrenirler ve bunun sonucunda...
Cinselliğin tüketilen besinlerle ilintili olduğu biliniyor ama sperm kalitesinin de besinlerle yakından alakalı olduğunu biliyor muydunuz? Bazı besinlerin karın doyurmanın yanında afrodizyak etkisi bulunduğunu belirten uzmanlar, ruhu ve libidoyu besleyen bazı sebze, meyve ve bitki gibi besinlerin bulunduğunu bildirmektedir. Yapılan araştırmalara göre, uzmanların tavsiye ettiği afrodizyak etki yaratan, cinsel isteği ve sperm kalitesini artıran yiyecekler şöyle sıralanmaktadır: Maydanoz, nane, tarçın, fesleğen, kekik, vanilya, hardal, roka, şalgam, zencefil, ayçiçeği, kuşkonmaz, kereviz, enginar, bezelye, yumurta, hindi, antep fıstığı, susam, badem, ceviz ve fındık, salatalık, sivri biber, havuç, soğan, domates, hindistan cevizi, bal, pekmez, kivi, muz, çilek, avokado, incir, karpuz, ahududu ve hurma. Ayrıca şeftali, armut, mango, üzüm, elma ve greyfurt da afrodizyak etkisi olan meyveler arasında kabul edilmektedir. Belirtilen meyvelerden hazırlanan meyve sularında da benzer etkilerin bulunduğu iddia edilmektedir. Sperm Kalitesini Olumsuz...
Bir erkeği mutlu etmek mi? Aman Allahım! Bu bir mucize…Çölde su bulmak gibi şaşırtıcı üstelik. Erkekler nasıl mutlu olur, bu soruya verilecek ilk cevap yatak sanırım. Evet, evet, erkeklerin kalbine giden yol yatak odasından geçer, hatta geçmez direkt orda kalır, uzun süre de konaklarsınız! Bunun dışında bir şeyler var elbet de. Erkekler stresli, huzursuz, dırdırcı, her şeyden yakınan, her şeye kusur bulan, yüzü gülmeyen, mızmız kadınlardan nefret ediyor! Erkeğinizi mutlu etmek istiyorsanız gergin ve huzursuz olmamalısınız. Güler yüzün fethedemeyeceği erkek yoktur. Asık suratlı olmak sizi hem itici yapar hem de soğuk. Erkekler gülümseyen ve mutlu kadınlardan hoşlanır dolayısıyla böyle bir kadının yanında kendini mutlu hisseder. Güzel yemekler, erkeklerin hayır diyemeyeceği şeylerdir. Ona ezzetli sofralar hazırlayın. Değer verdiğinizi göstermenin çok güzel bir yoludur bu. Erkekler becerikli ve yeri geldiğinde anaç olmayı...
Erken boşalma problemi, cinsel terapi görmek için başvuran çiftlerin yaşadığı en yaygın problemlerin başındadır. Aslında erken boşalma sorunu kişiden kişiye değişen bir kavramdır. Bazı erkekler 30 saniyede boşalırken, bazıları bunu daha uzun sürdürebilmektedirler. Uzmanlar ortalama sevişme süresinin evli erkekler için 3 dakika civarında olduğunu söylemektedir. Gerçekte partneriniz sevişmeyi başlar başlamaz sonlandırmıyorsa erken boşalma sorunu yok demektir.Erken boşalma tıp literatürlerinde, sevişme esnasında varılan doruk noktasını, eşini tatmin etmeyi bekleyecek kadar uzatamama olarak tanımlanmaktadır. Bazı erkekler, kadının orgazmı yaşayabilmesi için vajinal ilişkinin yanı sıra elle uyarımın da gerekli olduğu gerçeğini görmezlikten gelebilmektedir. Erken boşalma cinsel ilişkilerin en az yarısında her iki tarafın da tatmin olmasını engelleyecek kadar kısa sürede boşalmanın meydana gelmesi durumudur. En şiddetli durumunda, ki bu nadir rastlanan bir durumdur, herhangi bir penis uyarı olmadan, yalnızca cinsel uyarıları düşünmek dahi...
Gebelikte cinsel ilişki pozisyonları olarak bir kısmı hamileliğe zarar verebileceği için tavsiye edilmemektedir. Gebelik döneminde cinsel ilişki pozisyonları da gebeliğin fizyolojisine uygun bir şekilde değiştirilmelidir.Gebelik başlayınca seks hayatı sona ermemektedir. Gebeliğin son zamanlarına doğru libido daha da yükselebilmektedir. Gebelikte cinsel ilişki pozisyonları, önerilenler; 1- Kadının gövdesinin yukarıdan itibaren beline kadar olan kısmı ve başı havada kalacak şekilde sırt üstü uzandığı ve dirseklerinden destek alarak doğrulmaya çalışıyormuş gibi durduğu pozisyonda, erkeğin kadının üzerinde oturur şekilde ilişkiye girdiği duruş. 2-Kadının ve erkeğin yan yana yattıkları, erkeğin kadının arkasında kalarak ilişkiye girdikleri pozisyon. 3- Erkeğin sırt üstü düz uzandığı ve kadının erkeğin üzerinde oturarak ilişkiye girdiği pozisyon. 4- Çift ayakta iken, erkeğin kadının arkasında kaldığı, kadının belden öne doğru eğilerek ilişki kurduğu pozisyon. 5- Kkadının elleri ve dizleri üzerinde durduğu, erkeğin kadının arkasında...
Gebelikte cinsellik ve gebelikte seks sağlıklı bir hamilelik dönemi için önemli bir faktördür.Sanılanın aksine hamilelikte cinsellik bebeğin sağlığını olumsuz etkilememektedir. Gebelik ile birlikte birçok fizyolojik ,psikolojik değişim olmakta ve bu değişimler çiftlerin genel sağlığını ve cinsel sağlıklarını olumsuz etkileyebilmektedir. Hamilelikte sürekli yüksek seviyede bulunan östrojen ve progesteron ile ilk aylarda çok yükselen fakat gebelik ilerledikçe belli düzeyde kalan hCG hormonu bu fiziksel değişimlerde önemli rol oynamaktadır. Hamilelikte yaşanan tüm bu değişimler kadında yorgunluk, halsizlik, uyku bozuklukları gibi genel sağlık problemlerini de beraberinde getirmektedir. Oluşan bu gebelik değişikliklerinden en çok etkilenen de seks hayatıdır. Bazı gebeler yoğun orgazm yaşar iken bazıları da korkudan cinsel yaşamlarına ara verirler. Gebelikte cinsel organlarda ne gibi değişiklikler olur? Gebelikte genital bölgede de fizyolojik değişiklikler görülmektedir.Gebeliğin özellikle erken dönemlerinde belirgin olan artmış kan akımı salgılarda artış ve...









