Bir gün adam oğluna sormuş oğlum demiş, dünyada en tatlı şey nedir? - Çocuk da hemen saymaya başlamış; şeker, bal, reçel… - Babası demiş onlar değil oğlum ”dünyada en tatlı şey amdır” demiş. - Çocuk hemen sormuş ”am” nedir baba!! - Adam kara kara düşünmeye başlamış nasıl öğretecek diye. - Evden çıkıp kahveye gitmiş. Kahvede çok samimi bir arkadaşına rastlamış ve durumu adama anlatmış. -Sen merak etme demiş adam ben hallederim, çocuğu benim yukarıdaki mandrama gönder ve gerisini merak etme demiş. Adam da tamam deyip çocuğu arkadaşının mandrasına gönderir: Çocuk babasının arkadaşının yanına gider kim oldugunu söyler, - Adam da bunun üzerine babasının çocuğa sorduğu soruyu tekrar sorar; - Çocuk yine aynı cevabı verir şeker, bal ve reçel… - Adam hemen onlar değil der, en tatlı şey ”am”dır deyip çocuğa...
Bir bayan tv muhabiri bir çiftci ile DELİDANA hastaliginin sebebini araştırmak uzere roportaj yapıyordu. -İyi günler bayım, biz burada DELİDANA hastaliginin sebebi hakkinda bilgi toplamak için bulunuyoruz. -Hastaliga neyin sebep olduğu hakkında bir fikriniz var mı? -Çiftci bayan muhabiri süzdü ve dedi ki; -Şimdi bak hanım kızım; biz boğayı ineği her sene bir kere salarız -Pardon salmak’ tan kastınız ? -Nasıl deyim yani, boğa ineğe senede bi kere atlar -Muhabir bayan (utanarak) ; -Tamam bayim tamam, ama bu olayla DELİDANA hastaligi arasindaki iliski nedir ? -Çiftci devam eder ; -Hanım kızım; biz ineği sabah akşam gunde 2 kere sagariz -Bayım ben size DELİDANA hastalığının sebebinin ne olabileceğini soruyorum, siz bana neyi anlatıyorsunuz ? -Şuraya varacam kızım; -Düşünki hergun sabah akşam senin meme uclarinla oynuyorlar, ama sana yilda 1 kere atlıyorlar!...
10 kişiyi öldürmekten ömür boyu hapis mahkumu olan adam hapisten kaçar. Kaçarken önüne çıkan bir eve girer ve yataklarında uyumakta olan bir çifti esir alır. Adamı bir sandalyeye, kadını da yatağa bağlar. Bir an etrafına bakınıp kadının üstüne atlar ve boynunu öpmeye başlar. Aradan bir dakika bile geçmez, mahkum yeniden ayağa fırlar ve odayı terkeder. Bunun üzerine adam karısıyla konuşmaya başlar: – “Sevgilim, bu adam yıllardır kadın görmemiş. Boynunu nasıl öptüğünü gördüm. Sanırım geri gelince seninle birlikte olmak isteyecektir. Aman ne derse yap, onu sinirlendirme, sadece memnun olmasını sağla ki burdan sağ çıkabilelim. Unutma ki hayatımız buna bağlı. Dayanıklı ol ve unutma, seni seviyorum!” Kadın bu sözler üzerine gülümser ve sakince konuşur: – “Haklısın sevgilim bu adam yıllardır kadın görmemiş ama o sırada benim boynumu öpmüyor, kulağıma senin çok yakışıklı...
Ceyn ormanda Tarzan’la ilk karsılaştıgında ondan cok etkilenir ve yaşamını sürdürüş şekli üzerine uzun bir sohbete dalar. Sonunda konu cinselliğe gelir ve Ceyn sorar: - “Peki,seks konusunu nasıl hallediyorsun?” Tarzan; - “Seks, ne olmak?” der. Bunun uzerine Ceyn detayli bir şekilde anlatır. Tarzan: - “Haaa”,der Tarzan, “ben ağac deliği kullanmak.” Ceyn, bunun yanliş olduğunu söyler ve zaten etkilendiği Tarzan’a dogrusunu göstermek için soyunur. Çırılçıplak kalinca yere uzanır, bacaklarını ayırır ve: - “O iş için doğru yer burasıdır, Tarzan.” der. Tarzan da soyunur,Ceyn’e yaklaşır ve Ceyn’in orasına korkunç bir tekme atar. Ceyn acıyla fırlar, dakikalarca inler. Sakinleştikten sonra sinirle Tarzan’a döner ve sorar: - “Neden yaptın bunu Tarzan??” - “Tarzan kontrol etmek; içerde arı var mı??”
Yeni evli iki çift gerdek gecesi sevişmek için hazırlanırken kadın birden eşine -Yapamayacağım, der. Eşi sebebini sorduğunda -Bu papağan bana bakarken rahat davranamıyorum, yanıtını verir. Bunun üzerine adam papağana doğru yönelir. Papağana - Şimdi arkanı dön. Eğer bizim tarafa dönecek olursan senin ananı *ikerim, der. Bunun üzerine papağan arkasını döner. Karı kocanın işi biter, sabah olur. Papağanın arkası hala dönüktür. Çift ise balayına gitmek için valizlerini toplamaya başlarlar. Fakat son bir parça valize sığmamaktadır. İçeride şu diyalog geçer: - “İttir ittir…” - “Olmuyor ittiriyorum.” - “Biraz daha zorla, girdi girecek.” - “Dayanamayacağım, gücüm kalmadı.” - “Ha gayret, sık dişini, az kaldı giriyor.” - “Yok bu böyle olmayacak.Ben en iyisi gardolabın üstüne çıkıp oradan atlayiim, belki o zaman girer.” Bunun üzerine papağan arkasını dönerek - “Valla diil anamı, sülalemi mikseniz bu...
Amerikalı milyoner bir bayan, genç ve yakışıklı avukatını yanına çağırır ve der ki: - Artık yetmiş yaşına geldim ve biliyorum ki artık bu dünyada misafirim. Bugün yarın demeye kalmaz ruhu teslim ederiz… Onun içindir ki sana vasiyetimi yazdırmak istiyorum.Avukatı da: - Tabi hanımefendi, diyerek hemen kağıt ve kaleme sarılır. Kadın başlar saymaya… -Benim bildiğin gibi hiç kimsem yok.bugüne kadar hep tek başıma mücadele ettim ve çalışmaktan ince işlere bile zamanım olmadı.Kendimi bildim bileli iş hayatının içindeyim.Sadece iki dileğim olacak.Biliyorsun servetimin tamamı 100 milyon dolar.Bana öldüğümde 99 milyon dolar harcanarak öyle görkemli bir cenaze töreni hazırlansın ve yapılsın ki; bütün ülke bunu günlerce konuşulsun der.Avukat: - Evet efendim anladım, der ve “İkinci dileğiniz ne” diye sorar.Yaşlı ve zengin kadın biraz utanarak biraz da sıkılarak genç ve yakışıklı avukatına: - Bugüne kadar...
Kaptan pilot uçagi kaldirmis, Amerikaya uçuyorlarmis. Yolculara gereken anonsu yapmis ve fikra o ya, anonsu kapatmayi unutmus. Uçagi otomatik pilota baglamis ve sööle gerindikten sonra kendi kendine konusmaya baslamis. -”Oohhhh bee, gidip sööle güzel bi siçayim, sonra da hostesi güsseellll bikeyim demis.” Tabi bütün yolcular duymus. Hostes durumu kurtarmak, pilota haber vermek için tam kosacakmis ki, birinin valizine takilip düsmüs. Adamin biri hostesi yerden kaldirirken -”Acele etme bacim herif önce siçacak” demis..
Bir TV kanalı Güney Doğu illerine belgesel çekmeye gitmiş. İşte köy köy dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar. -Bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli. “Amc demişler” -Sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. Âlem görsün ne mutlu günleriniz var!” Amca başlamış; -Bi gün Hamdo’nun eşegi gayboldi. Daga gittik, eşegi aradık,aradık. Eşegi bulduk, çok sevindik. O sevinçle hepimiz eşegi s ….” -Yönetmen bir panik atlamış, -Kes, kes, kaydı kes!” Amcaya dönmüş -Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle hikâye olur mu? Eşekli filan. Sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat” Amca başlamış; -Bi gün Memo’nun garisi gaybodi. Daga gittik, gariyi aradık. Gariyi bulduk, çok sevindik. O sevinçle hepimiz…” -Aman aman Amca, anlaşıldı! Sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi bize En üzüldüğün hikâyeyi anlat!” -Bi gün daga...









